d u y m a d ı m
 

A l s a n c a k
Alper
27 Mayıs 2006
Alsancak İzmir


Ses Dosyası

(.mp3, 12.60 mb.)

Dosyayı kaydetmek için yukarıdaki linke sağ tıklayınız ve 'hedefi farklı kaydet'i seçiniz.

Cinsel kimliğinizden dolayı eve kapatılmak, sokağa çıktığınız takdirde herhangi bir gerekçe gösterilmeden dayak yiyeceğinizi ve hatta hapse gireceğinizi bilmek... buna rağmen hayatın devam etmesi... hergün ayrı bir şiddet paranoyası ile yaşamak... travestilere ve transseksüellere yönelik şiddetin ve kapatılma halinin Türkiye'nin her yerinde bu kadar kanıksanmış olması acaba neye delalettir. Bir errrrkek ya da kadın sokakta bir travesti ya da transseksüel gördüğünde neden korkar, neden nefret eder, neden hem müstehzi bir ifadeyle gülümseyip hem de onu taciz etmekten geri kalmaz? Bu dışlama/aşağılama/kapatma ve yok etme hevesi sadece homofobi ile açıklanabilir mi? Bir "insan" sadece varolduğu için neden suçlanır? neden dövülür? neden kapatılır? Oscar Wilde hem beden hem de ruh üzerinde zorbalık uygulayanları halk olarak tanımlar. Buralarda halk dediğin de zaten sapppına kadar errrkektir.

İzmir Alsancak'ta bir grup travesti ve transseksüel dört bir yandan maruz kaldıkları şiddeti anlatırlarken konu dönüp dolaşıp aynı yere geliyor. "Biz bu ülkenin vatandaşı değil miyiz, bizim yaşama hakkımız neden yok?" sorusuna kim ne tür mantıklı bir cevap verebilir? Dayağın, hapsin, kendilerine yönelik sokağa çıkma yasağının kanıksanmışlığından bahsediyorlar, sadece seslerini duyurabilmek için başka bir ülkeye iltica etmekten, yaşadıkları şiddeti kameraya kaydetmekten bahsediyorlar. Kendilerine yönelik şiddeti artık unutmaya çalışmak istemiyorlar.

 


a n k a r a